www.edekoy.net
ANASAYFA
EDEKÖY TARİHİ
SOSYAL HAYAT
EDEKÖY KARELER
ATATÜRK
ANILAR
YAZIN
HABERLER
DÜNDEN
MERİÇ
KÜLTÜR
  İDARİ
  SOFULU
  KOMŞU KÖYLER
  VİDEO
  LİNK
  KÖY HAKKINDA
     
     
 

Parayı veren ‘damat’ da memnun, alan gençler de...

"Gelin'in kendi köyü dışındaki bir köyden veya şehirden biriyle evlenmesi sonucu gündeme gelen 'kız/çocuk parası' adeti, kısaca, damat tarafından gelinin köyünden olan 'bekar kız ve erkek gençler'e verilen ve gençlerin istedikleri gibi kullanabilecekleri paraya" deniyor. Batı Trakya'da yaşa-tılan geleneksel düğün adetlerinden biri olan "kız/çocuk parası" ya da daha yaygın bilinen adıyla "toprak bastı parası"

Eskiden "kız/çocuk parası"


Bu adet günümüzde Batı Trakya'nın bir çok köyünde yaşatılıyor; ancak Evros (Meriç) köyleri ile Rodop ili Mehrikoz (Kehros) ve civarındaki köylerde kültürel bir pratik olarak gençlerin hâlâ hassasiyetle kutladıkları bir gelenektir.

Evros ilinde Türklerin en yoğun yaşadıkları köylerden olan Büyük Derbent (Megalo Derio), Ruşanlar (Russa), Babalar (Goniko), Çilingirmahalle (Sidirohori), Demirören (Sidiro), Kartunça (Ge-riko) ve Arenpınar'da (Agriani) yarım asrı geçen uzun yıllardan bu yana kutlandığını büyüklerimiz söylüyor. Yaşları 50-55 civarında olanların anlattıklarına göre "ço-cuk/kız parası" adeti, o yıllarda yaşanan ekonomik zorluklar, göçler ve kısıtlı yaşam şartları sebebiyle "nakit" olarak ödenerek yerine getirilen bir adet değilmiş. Damatın hayatını çiftçilik veya hayvancılıkla kazandığı o dönemlerde, üretilen ürünlerden verilmek suretiyle ger-çekleştiriliyormuş. Bu, genelde büyük veya küçük baş hayvanlardan ya da üretilen ürünlerden köy gençlerine verilmek suretiyle uygulanırmış.

Şimdilerde 35-40 yaşlarında olanların anlattıklarına göre, yaklaşık 15-20 yıl öncesi "kız/çocuk parası" toplantılarına katılabilmek için en az 18 yaşında ya da askerliğini bitirmiş olmak gerekiyormuş. Köydeki bekâr gençlerin tamamının köyde bulunduğu zamanların dik-kate alındığı böyle toplantılar, yazları civardaki piknik yerlerinden birinde, kış aylarında ise genellikle akşamları cami odaları ya da komşuları rahatsız etmeyecek "kenar bekâr evleri"nde yemek yenilerek ve kahveler eşliğinde sohbetler edilerek yapılırmış. Yüzük, pomakça adıyla "dalle" denilen ve yere se-rilen yedi adet patik ya da çorabın altına elle gizlenen düğme veya benzeri bir cismin diğer takım tarafından bulunmaya çalışılması şeklinde oynanan oyun ile dokuz taş gibi oyunlar da bu geleneğin güzelliğini tamamlıyormuş.

Bundan yaklaşık 20 yıl önce Büyük Derbent ve civar köylerden eğitim-öğretim ve çalışma amacıyla köyden ayrılan gençlerin daha az olduğu düşünüldüğünde, bu adetin o yıllarda uygulanmasının köydeki bekâr gençlerin sosyal hayatlarında çok önemli ve günlerce önceden planları yapılan bir gelenek olduğu anlaşılıyor.

Günümüzde şehirlerden çok Batı Trakya'daki köylerde yaşatılan "kız/çocuk parası" geleneği, özellikle şehirlerden uzaklaştıkça daha bir titizlikle yaşatılır. Bunun da köylerde geleneksel yaşamı düzenleyen, zenginleştiren, renklendiren davranışlara ve kültürel değerlere bağın daha güçlü olması ilk neden olarak akla gelirken, ikinci olarak köylerde nüfusun ve değişik sosyal etkinliklerin daha az yapılması gibi sebepler, bu tip geniş adetlere daha bir kıymet verilmesinde etkili olmuştur.

Evros'ta "kız/çocuk parası" geleneği


Evros köylerinden Büyük Derbent ve civarında "kız/çocuk parası", damat tarafından gelinin köyünden veya şehrinden olan "bekar kız ve erkek" gençlere veri-len ve gençlerin istedikleri gibi kullanabilecekleri paraya dendiğine yazının girişinde değinmiştik. Eğer gelin, kendi köyünün dışındaki bir köyden veya şehirden biriyle evlenirse, bu adet gündeme geliyor.Buna göre, çeyizi almaya veya gelini alayla götürmeye gelen damat tarafıyla gençler arasında, "adet yerini bulsun ama cebimiz de dolsun" türünden sıkı pazarlıklar yapılır. Pazarlık yapılmazdan önce bekâr köy gençleri, herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamak için tüm gerekli olan bilgi ve tedbirleri gözden geçirmek adına cami odası, kahve veya gelin evi etrafında toplanarak bir eylem plânı yaparlar. Gençlerin kendi aralarında belirledikleri ağzı iyi laf yapan, hemen hemen hiç rastlanmasa da çıkabilecek gerginlikleri esprileriyle yatıştıracak ama mutlaka biraz da "ağırlığı olan" bir veya daha fazla genç seçilir. Pazarlık genelde, damat tarafıyla "çeyiz" veya "alay" yola çıkmazdan önce hazır bulunanların önünde yapılır. Böylece damat tarafına bir bakıma psikolojik baskı yapılmış olur. Öyle ya adet yerini bulmazsa damatın adı, gençler arasında "sıkı damat"a çıkabilir. Eğer adet, alayda yerine getirilemezse, bu kez köy çıkışında araba, motosiklet, urgan ve zincir gibi değişik yöntemler/engeller yardımıyla çeyiz ya da gelin arabası durdurulur. (Bunun gelin arabasından alınan ve alan kişiye ait olan bahşişle hiç bir ilgisi yoktur). Köy gençleri, damat tarafının maddi durumunu da göz önünde bulundurarak ve pazarlık payını da hesaba katarak istediklerini alırlar; karşılıklı olarak haklar helâl edilir ve alay yoluna devam eder. Bu paranın alınması için tüm girişimler, bekar erkek gençler tarafından yapılır. Ancak bazen çıkan anlaşmazlıklarda gelinin kız arkadaşları araya girerek paranın alınmasında yardımcı olurlar. Alınan meblağ, bekar kız ve erkek gençler arasında eşit olarak paylaşılır.

"Sıkı damat" da geleneğe uyuyor!
Çok eski yıllardan bu yana uygulanan bir gelenek olmasına rağmen, yukarıda değindiğimiz gibi çok seyrek de olsa, gençlerin tespit ettikleri parayı vermek istemeyen "sıkı damat"lar da çıkabiliyor. Burada tartışma daha fazla uzamadan iki taraf, karşılıklı olarak orta bir yolda buluşuyorlar ama bu gençlerin üç aşağı beş yukarı istediklerini almalarıyla sonuçlanıyor.

Evros köylerinde, bu adetin yaşatılması adına gençlerin çok kararlı oldukları bilindiği için, damat tarafından "az veya çok" olsun belirlenen meblağı vermeme gibi bir davranış beklenmiyor. Çünkü verilen meblağ, köyden ayrılarak bir başka köye veya şehre giden gelinin arkadaşlarının bir araya gelmelerine vesile olacaktır. Bu faaliyette gelinin adı anılacak, arkadaşları bir kez daha beraber paylaştıkları hatıraları tazeleyeceklerdir. Bu anlamda gelin de, bu adetin yaşatılmasından yanadır; çünkü kendisi de gelin olmazdan önce bir çok defa böyle bir "kız/çocuk parası" yeme adetine katılmıştır. Bunun da etkisiyle olsa gerek, bu parayı vermeme ko-nusunda direten damat tarafına, gençlerin isteklerinin karşılanması için gelinin aracı olduğu da görülen bir durumdur.

Diğer taraftan bu ödemenin damat tarafına ekstra bir yük getirdiği düşünülse bile, belirlenen para, damatın maddi durumu göz önüne alınarak tespit edildiği için itiraz edenlere hemen hemen hiç rastlanmıyor. Bunun yanında evlenecek kişi ve ailesi bir başka köyden gelin alacakları zaman, zaten böyle bir adetin varlığını bildikleri veya o civardan olmayanlar bu adeti öğrendikleri için, gençlerin isteyecekleri parayı çok önceden hazırda tutmayı ihmal etmedikleri biliniyor.

Yazın farklı kışın farklı kutlama
Burada şuna değinmeden geçmek olmaz; eğer damat adayı "zengin ve cömert" biriyse büyük ihtimalle gençlerin eline yüklü bir bahşiş geçmiştir. Bu kızlar ve erkekler arasında eşit olarak paylaşıldıktan sonra köylerde kızlar ve erkeklerin beraber veya ayrı ayrı katıldıkları eğlencelerin ya da yapılacak programların finanse edil-mesinde kullanılır.Eğer alınan bah-şiş, gençleri tatmin etmiyorsa ya da etkinliğin masraflarını karşılamı-yorsa, başka düğünlerin olmasına kadar etkinlik ertelenir ve böylece iki ya da üç düğünden birikmiş parayla bu faaliyet yapılır. 30 Kasım 2003 akşamı Büyük Derbent'te yapıldığı gibi. Eğer paranın beklediği bu süre zarfında evlenen biri olursa, hakkından feragat etmiş oluyor.

"Kız/çocuk parası" yeme adeti, yukarıda değindiğimiz gibi gençlerin tamamı veya büyük çoğunluğunun köyde bulundukları bir sırada yapılıyor. Ve günler öncesinden etkinlikte neler yapılacağıyla ilgili sohbetlerin ana gündemini bu konu belirler. Hazırlık-tan her gençe mutlaka bir pay düşer. Eğer etkinlik yaz aylarına denk gelmişse, büyük ihtimalle köyün civarında bulunan piknik yerlerinden biri tercih edilir. Bu bazen havası serin, suyu bol, gölgesi geniş ağaçların bulunduğu rakımı yüksek yerler, bazen de köye yakın ve yüzmeye elverişli gölleri olan dere boyları olabilir. "Oğlak çevir-me"nin yaklaşık 3 saat süren pişmesi esnasında ve yenilmesinden sonra, zaman, gençlerin hafızalarında iz bırakacak aktivite-lerle değerlendirilir. Sohbetler, yüzme, balık avlama -ki gençlerin büyük çoğunluğu derelerde elle balık avlama konusunda birbirinden üstün maharetlere sahiptirler-, futbol, ve güreş... gibi değişik faaliyetler keyifle ve tüm gençlerin katılımıyla gerçekleşir.

Eğer bu birliktelik kış aylarından birine denk gelmişse, genellikle cami odaları diye bilinen camiye bitişik mekânlar veya komşuların rahatsız olmayacakları "kenar bekar evleri"nden biri tercih edilir. Aileler, büyük bir zevkle burada verilecek yemeklerin hazırlanmasında görevi üstlenir ve gençlere ellerinden gelen en iyi ziyafeti çekebilmek için seferber olurlar.

Gençler ayrı ayrı veya birlikte eğlenirler
"Kız/çocuk parası" yeme adeti, genellikle erkek ve kızların farklı zamanlarda ve farklı mekânlarda bir araya gelmeleriyle gerçekleşir. Köylerdeki kadın erkek ilişkilerindeki hassasiyet ve toplumsal baskının da etkisiyle, kızlı erkekli karışık yapılan kutlamalar, aile-lerin büyük çoğunluğu tarafından tasvip edilmez.

Bu ve benzeri sebeplerle kız ve erkeklerin "kız/çocuk parası" eğlenceleri, genellikle ayrı ayrı mekânlarda düzenlenir. Ancak son yıllarda artan ve bazı köylerde görülen kızlı/erkekli "kız/çocuk parası" eğlenceleri de düzenleni-yor. Bu eğlencelerin bazılarında içki servisi de yapılabiliyor. Böyle ortamlarda bulunmak istemeyen gençler, eğlenceye ya katılmıyor ya da alternatif “kız/çocuk parası” kutlamaları yapıyorlar.

Psikolojik ve sosyal faydaları çok
"Kız/çocuk parası"nın psikolojik ve toplumsal faydalarının çok olması, bu geleneğin bugünlere taşınmasında başta gelen sebeptir. Yukarıda kısmen değindiğimiz bu faydalara ilave olarak, gençlerin bir araya gelmelerini sağlaması, adet ve geleneklerin yaşatılmasına imkân vermesi, gençlerin birlikte faaliyet ve organizasyon yapma bilincini harekete geçirmesi, bunun için gerekli kolektif çalışmanın paylaşılması, ileride gençler veya köyler arasında maçlar vs. gibi yapılacak etkinliklerin plânlanması ve "yeni evliler"in mutluluğu için beraberce dualar edilmesi, bu gelenekle birlikte gerçekleşen güzelliklerdir.

Evros ili Büyük Derbent ve Rodop ili Mehrikoz civarındaki köylerde "kız/çocuk parası" adeti, düğün geleneklerinden biri olarak tüm canlılığıyla yaşatılmaya devam ediyor. Köylerdeki toplumsal kaynaşma ve sosyalleşmeye vesile olan bu gelenek, umarız, Büyük Derbent ve Rodop ili Mehrikoz civarındaki köylerde, kısaca Batı Trakya'nın tüm köşelerinde yaşatılarak gelecek kuşaklara taşınır. Özündeki ince değerler, kalplerdeki sevgi ve hep hatırlanan heyacanla...

 

www.gonuldengonule.com

 

 
   
     
 
 
 
 
Car Accident Lawyer
Car Accident Lawyer Counter