Cumhuriyet Türkiyesinde, eğitimin geniş kesimlere ulaşması sayesinde Türk Halk Kültürü sözlü dönemden yazılı döneme geçmiştir. O güne kadar sınırlı çerçevede kalan Türk yazını, giderek halk kitleleriyle buluşmaya, toplumsal dönüşümlere yol açmaya başlamıştır.Ayrıca toplumsal bilinç yaratılmasında ve sözlü kültürün yazıya aktarılarak ebedileştirilmesinde de önemli rol oynamıştır.
Yaklaşık 3 yıl önce olsa gerek, Balkanlar ile ilgili bir yazı okumuştum. O yazıda bir Fransız yazar 1912 öncesi Balkanlardaki gayri müslim uluslara şöyle sesleniyordu. "Korkmayın,Türkleri Balkanlardan atın, onların yazılı kültürleri yoktur, yaşayacakları acıları iki kuşak sonra unutacaklardır"!
Bu cümleyi okuduğum an kanım dondu. Bizleri çok iyi çözmüşler evet yazılı kültürümüz yoktu evet unutuyorduk, geçmişe saygımız da yok denecek kadar azdı!
Edeköylüler olarak bizlerin yerelde yaşadığı acıyı başta Museviler olmak üzere birçok kavim yaşadı. Museviler 1945 yılında kabustan uyandıklarında Avrupa Yazınında çığır açan "Enkaz yazını" dönemini başlattılar ve kendilerine yapılan haksızlıkları kısaöyküler yazarak dile getirdiler. Susmadılar, kaderimizmiş demediler. Tüm güçleri ile acılarını yazdılar,kaybettiklerini yazdılar. Türklerde ise durum malum! Bizim kabus 1923 Kasım ayında bitti. 2008 yılındayız 2012 yılında ise Edeköy Katliamının 100. yılı olacak.
Ben 100.yılda bazı şeylerin değiştiğini görmek istiyorum
- 2012 yılında Şehitliklerin utanç verici durumdan kurtarılıp yerlerine anıtların ve kitabenin konulmasını istiyorum.
- Yazılan kitabın çok kişi tarafından okunmasını istiyorum.
- Çekilen Belgeselin montajının tamamlanıp kütüphanelerimizde yerini almasını istiyorum.
- Her yıl Kasım ayının ilk haftası camide Muhtarlık tarafından finanse edilen bir dini törenin "gelenekselleşmesini" istiyorum.
- Atıl halde duran ve Köy tüzel kişiliğine ait olan eski okulun halk müzesi olarak düzenlenmesini istiyorum.
Tüm bunları ancak ve ancak elele vererek yapabiliriz. Bunları yapalım ki geç de olsa Fransız yazara iyi bir yanıt vermiş olalım, bunları yapalım ki Türklerin unutkan olmadıklarını gösterelim, bunları yapalım ki ecdadımıza karşı hürmetkar olduğumuzu gösterelim,bunları yapalım ki saygınlığımızı kazanalım!
Yukarıda yazdıklarımı uygulayabileceğimize tüm kalbimle inanıyorum. Elbette tüm bunların önemini kavrayamamış,o idrakten fersah fersah uzak insanlar,size deli gözüyle bakanlar veya sizi yarı yolda bırakanlar olacaktır. Herşeye karşın Edeköylülerin bu bilinç ve duyarlılıkta olduğunu biliyorum.
2008 2009 Eğitim Öğretim yılının bizleri bir adım daha ileri taşıması dileğimle...
Tezcan TEZEL |