| |
BAHATTİN ALBAY’IN EDEKÖY ANILARI
20-Temmuz-1974 tarihinde yapılan, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Meriç
ilçesine bağlı Kadıdondurma Köyünde 3,5 ay süre ile, bölük komutanı olarak
görev yaptım. O tarihte genç bir üsteğmendim. Köyde kaldığım süre içersinde
gözlemlerimi, tabii hatırlayabildiklerimi, kısaca anlatmak istiyorum.
KIBRIS ADASINDA DURUM
Kıbrıs Barış Harekatı öncesi adada Türkler ve Rumlar birlikte yaşıyordu.
Gerçi o tarihe gelinceye kadar Türkler Rumların baskılarına maruz kalmış, bu
arada çok sayıda Türk de yaşamını yitirmişti. 15 Temmuz 1974 tarihinde adada
yönetim darbe sonucu devrildi. Darbeyi yapanlar adayı Yunanistan’a bağlamak
isteyen ‘ENOSİS’ taraftarları idi. Darbeciler amaçları doğrultusunda, hiç vakit kaybetmeden Türkleri katletmeye başladılar. Adada tek bir Türk istemiyorlardı. Amaçları en kısa sürede adayı Yunanistan’a bağlamaktı.Türklerin katledilmesi yurtta büyük üzüntüye, hatta infiale neden oldu.
KÖYE GELİŞİM
Adada ortaya çıkan bu durum karşısında ,Türkiye elbette seyirci olarak kalamazdı. Adadaki gelişmeler dikkatle takip edilirken; Yunanistan ve İngiltere ile görüşmeler yapılıyor, bir yandan da Türk Silahlı Kuvvetleri tüm birliklerde hazırlıklarını sürdürüyordu. Bu hazırlıklar çerçevesinde bize de Yunanistan sınırına, bölükle birlikte intikal emri verildi.Ben de aldığım emir doğrultusunda bölüğüm ile birlikte, Uzunköprü’den
Kadıdondurma Köyüne geldim.Bölüğü Meriç ilçesinden köye girişteki araziye,
belli bir plan dahilinde yerleştirdim. Komutan çadırını da Ramazan (Aybaş) amcanın evinin bahçesine kurdum.Gerekirse Meriç nehrini geçerken kullanacağımız botları (kayık) da küçük set ile Meriç nehri arasındaki araziye gömdük.
Ağır topçu birliklerimiz Meriç,Subaşı ve Adasaranlı sırtlarında konuşlanmıştı.
Alay karargahımız ise, Meriç Hudut Bölüğünde idi.(Alay komutanımız Kurmay
Albay Kenan Güvendi. Sonradan general oldu.)
KÖYDE YAŞAM
Köye geldiğimizde tarım faaliyetleri aksamadan yürütülüyordu. En çok
harmanda ve tarlada çalışanları görüyorduk.Kimi vatandaşlarımızda hayvanları ile meşgul oluyordu. Sonradan öğrendiğimize göre; bazı vatandaşlarımız, daha güvende olarak gördükleri akrabalarının yanına gitmişlerdi. Köyde işler yapılırken radyo ve televizyondaki haberler de dikkatle izleniyordu. Zira bir gün sonra
neler olacağını, bizler dahil kimse bilmiyordu.Köyde geceleyin karartma yapılıyordu. Kahvehanelerin pencereleri de perdeler ile örtülüydü.
ASKER SEVGİSİ
Köy halkının askere karşı inanılmaz derecede sevgisi ve güveni vardı.Traktör arabasına koydukları buğday,domates,biber ve karpuzları birliklerimize getiriyorlardı.Bazı vatandaşlarımız da koç,dana gibi hayvanları, erler yesin diye
kesmek istiyorlardı.Bu durumu komutanlarımıza rapor ettik.Verilen talimat gereği, bağışların ancak Alay karargahımızda tutanakla teslim alınabileceğini
söyledik. Sonraki yıllarda vatandaşlarımızın bu bağişları Türk Silahlı kuvvetlerinde yardım vakıflarının kurulmasına vesile olmuştur.
TOP ATIŞLARI
Silahlı kuvvetlerimizin envanterine yeni girmiş olan law silahının deneme
atışlarını Meriç ilçesi’nin doğusundaki düzlükte yaptık.Bu deneme atışlarımız, topçu bataryası ileri gözetleyicisi tarafından’Yunanistan top atışına başladı’ şeklinde bildirilmiş.Bu yanlış bilgi üzerine; önceden verilmiş ‘Yunanistan’dan ateş açılırsa misli ile karşılık verilecek’ emri olduğundan, topçu bataryamız atışa başlamış. Biz top sesini duyunca, derhal denemeyi bırakarak birliklerimizin başına gittik.Durum anlaşılınca, top atışı durduruldu.Tabii bu arada 4 adet top mermisi karşı tarafa,Yılantepe Mevkiine gitmişti bile...Yunanistan tarafından karşılık verilmemesi nedeni ile önemli bir sorun yaşanmadı.
GELİNCİK SİGARASI
Bölüğümü köy girişine yerleştirdiğimi,komutan çadırını da Ramazan (Aybaş)
Amcanın evinin bahçesine kurduğumu belirtmiştim. Ramazan amca ile sık sık
sohbet ederdik.Bazen bizlere yöresel yemek olan cıllık ikram ederlerdi.Köydeki
diğer insanlar gibi mütavazi yaşamları vardı. Bir sohbetimiz sırasında her an
savaş olabileceğine inanmış ki;bana dönerek,Komutanım belki bundan sonra hiç
görüşemeyiz’ diyerek bir paket Gelincik sigarası hediye etti.Ramazan amcanın bu hediyesini uzun yıllar evimizde hatıra olarak saklamıştık. Yıllar sonra köye
geldiğimde, Ramazan amcanın vefatını öğrendim. Gerçek bir dost kaybetmenin acısını hissettim.Çok üzülmüştüm.Yıllar önce kalmış olduğum araziyi ve köyü
gezdim.o günleri tekrar yaşadığımı söyleyebilirim.
KÖYDEN AYRILIŞ
Biz sınır güvenliği için köyde görev başında iken,20 Temmuz 1974 tarihinde 1.harekat, 14 ağustosta da 2.harekat icra edildi. Kıbrıs Barış Harekatı
sonucu, adada bugünkü sınırlar belirlendi.Türklerin katledilmesi önlendi. Yunanistanda da cunta yönetimi sona erdi.15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması ile Adadaki Türkler sonsuza değin korkmadan yaşayabilecekleri ortama kavuşmuş oldular.Umarım,harekat öncesinde Kıbrıs’ta
yaşayanlar; çocuklarına, torunlarına özgürlüğün ve bağımsızlığın ne demek
olduğunu öğretmişlerdir.
Bizler ekim ayının sonuna kadar köyde kaldık.Köyün diğer taraflarında konuşlanmış olan birliklerimiz kışlalarına dönmeye başladı. Hatırladığım kadarı ile, ekim ayının son haftasında, son birlik olarak biz de köyden ayrılarak kışlamıza geri döndük.
Yıllar sonra yaşadıklarımızın zihnimde tekrar canlanmasına vesile olan edekoy.net sitesi yöneticilerine teşekkür ediyor,başarılar diliyorum.1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında 3.5 ay kaldığım, ve çok sevdiğim Kadıdondurma Köyü halkına en içten selamlarımı gönderiyorum. Tekrar görüşmek dileği ile...
Bahattin KIROĞLU (E.ALBAY)
19 Ocak 2008
|
|